İndir (.doc)
Dünya! sana denmiş, acep neden "dar"?
Müsâde eylemiş, sana o Gaffar;
İçinde bulunur, bağ ile bostan,
Birçok rahîm insan, hem dahî gaddâr.

Hepisine dersin, Yârabbî, kulum,
Bâzısından doğar, çeşitli zulüm;
Nârın ile nûrun, biliriz, haktır,
Bu arada nitsin, acebâ mazlum?

Hazînen doludur, sabır, ver bâri...
Tanrı Taâlâsın, hem dahî "Bârî";
Yapıp ettiğinden, edilmez suâl,
Kiminin ikrârı, nedir, inkârı?

Çeşit çeşit eder, nedir, tecellîn?
Her dâim uzanır, onlara elin;
Binbir sıfatından, sırlar söylüyor,
İşiten kulağa, durmadan, dilin.

Kimisi duâya, elini açar,
Sırrını anlamaz, kalmıştır nâçâr;
Bir yandan yüzünü, âşikâr etsen,
Aşkını bilmiyen, göremez, kaçar.

Kimisi nefsine, olmuştur mahkûm,
Kimi senin için, istiyor ölüm;
Aklı, fikri sana fedâ etmeden,
Bu gizli esrârın, olur mu mâlûm...

Senin Zâtın birken, binbir kodun ad:
(Cemâl)in vâhittir, gerisi sıfat;
Çeşitli oyunu, oynıyan sensin,
Bilmiyene dersin: ettin kabâhat.

Verdiğin bu nefse, olurlar mağlûp,
Bilip idrâk eden, oluyor mahcûp;
Cümlesini affet, gülsün bu (Emre):
Bir ahlâkın vardır: (Gaffârüzzünûb).

Zapteden : Fuzûle Emre
Saat:8.30




25.2.1954