İndir (.doc)
Göstermez yüzüm karası...
Yanmaktır onun çaresi...
Beni candan yok eyledin,
Sevdim seni can pâresi...

Âşıkları tutar eli,
Aşireti, hem de ili.
Bu sırrı sen tam söyleme,
Sonra derler sana deli.

Çünkü bu söz çok kıymatlı, (1)
Zor tutulur, çünkü atlı...
Bilenler canını verdi,
Dostumun ağısı tatlı.

Onun bahası: gözsuyu...
Çekilmez bir derin kuyu...
Biz yanında sak duralım, (2)
Bellisizdir Yârın huyu. (3)

Ârif isen o renge uy,
Kulak ver de sözünü duy;
Dost yüzünü görmek için
Kapısına başını koy.

Bu yolda âşıklar dolu,
Hizmet ederler, hep kulu;
Böyle ateşte yananlar
Sonunda olurlar ulu.

Eğer âşık isen aç ol,
Bu cihanda sen de taç ol,
Her ilimlerin menbaı
O Sultana sen de ol kul,

Sana Dostun özü yakın:
Yanan âşıklara bakın...
(Can Emre), sen Mansur gibi
Boynuna o ipi takın.


(1) "Kıymet" kelimesini halk, "kıymat" olarak telaffuz eder.
(2) Sak durmak = tetikte durmak, dikkatli bulunmak. "Sakın!", "sakınmak" kelimelerinin köküdür.
(3) Seyredenğ = seyredersin