İndir (.doc)
Neler geçmiş bu köprüden...
Akıl geçer, değil beden;
Varlıkları burda kalmış;
(Lâyüs'el)dir; denmez: neden?

Her gelenler, eder devir,
Kimi Mü'min, kimi kâfir;
Hudâ'nın sırrı bilinmez,
Gözü görenlere: Zâhir.

Arkasında var bir ağaç,
Meyvaları: Mânevî Tac;
O meyvadan yemek için,
Her hâlini alırlar baç.

Orda ederler iftirâ,
Birçokları sürer kara;
Zerre kadar incinirsen,
Seni bırakmazlar (Yâr)a.

Geçmek için feryâdımız;
Neler çekti ecdâdımız...
Her tarafta bed söylenir
Onun için bu adımız.

Böyle emreyledi İlâh,
Onun için çekilir âh;
Görür görmez ayna olduk;
Bâzı bakan, eder ikrah.

Eğer bitse (hâl-i beşer),
Görür görmez aşka düşer;
O (Yüz)den seyrân edilir:
İki âlem, hem de mahşer.

(Emre) dâim görür, bakar,
Orda nice gül, bülbül var,
Kendisinden geçenlerin
Canlarına tatlı kokar.

Zapteden : Fuzûle Emre, Ekrem Özhatay
25.12.953 Saat:9.25





25.12.1953