İndir (.doc)

Ay mı daha faydalıdır, güneş mi?

Hoca’ya bir gün:

— Güneş mi daha faydalıdır, yoksa ay mı? diye sorarlar. Nasreddin Hoca hiç düşünmeden cevap verir:

— Ay daha faydalıdır.

— Neden Hocam?
— Efendim, mâlûm ya, güneş gündüzleri doğar. Ay ise, geceleri çıktığı için ortalığı nura boğar. Elbette ay daha faydalıdır!

EMRE'nin Tefsîri:

Bu Fıkranın tefsîrini şu fıkrayla yapmak mümkündür:

Vaktiyle bir (Kâmil) varmış, etrafında da birçok talebesi. Bunların içinde (Hakikat)i idrâk etme seviyesine gelmiş birini, bir gün yanına alarak deniz kenarına inmiş. Ona:

-Oğlum, şimdi seninle denizin üstünde yürüyerek Üsküdar’a geçeceğiz. Suyun üstünde yürüyebilmek için ben mütemadiyen (Allah) diyeceğim, sen de benim ismimi söyleyip (Ahmet!) (Ahmet!) diyeceksin, emi ?

— Pêki Efendim.

— Hadi öyleyse tut cübbemin eteğinden de suya girelim.

Mürit, Efendisinin eteğinden tutar, başlar (Ahmet!) (Ahmet!), yahut (Efendim! Efendim!) demeğe. Efendisi de (Allah! Allah!) der, denizin üzerinde kayıp gitmeğe başlarlar.

Bir aralık, mürit kendikendine der ki: (Ben niye Allah! Demiyorum da Ahmet! Diyorum... Ben de Allah! derim…) Bunu der demez ayakları suya gömülmeğe başlar, işin esâsen farkında olan ve bu vesîleyle talebesine (Gerçek)i öğretmek isteyen (Kâmil), ayakları suya batınca telâşlanan mürîde:

— Ne oldu oğlum? der. O da yaptığı hatâyı Efendisine anlatır. O der ki:

— Oğlum, sen daha doğrudan doğruya (Allah!) diyecek seviyeye gelmedin. Onun için sen şimdilik benim ismimi çağıracaksın; yoksa batarsın.

Mürit, tekrar Efendisinin ismini söylemeğe başlıyor. Üsküdar’a varıyorlar.