İndir (.doc)

İnsanlara Allahı buldurtmayan şey, arzu, emeldir. Allahı bulsa, çiftlik istiyecek, mal- mülk, para istiyecek. Halbuki Allah: Kendinizi bana satın, diyor. Bizse kendimizi satmak şöyle dursun, mal üstüne mal istiyoruz.

İnsan, birinin verdiği emâneti gezdirirken, "acabâ kaybeder miyim?" diye daîmâ bir korku içindedir. Emâneti sahibine teslim ettikten sonra korku kalır mı? Allah zâten, herşeyi terkedip bomboş gidenleri kabul eder. En ufak bir arzû, insanı yolundan geri koyuyor. Hz. İsâ ile iğne meselesi gibi. Mûsâ da "Allahı bir ağaçta parlarken gördüm" diyor. Hicret ediyorlar, aklında da Allah var. Fakat karısı hâmile, çocuk doğuracak. Hava soğuk. Isınmak için odun ararken, Allah ona bir ışık şeklinde tecellî ediyor. Yâni, gönlündeki emelden arzudan parlıyor. Daha doğrusu, o tecellî, Mûsâ'nın aklıyla karışık: Hem ateş, hem Allah.