İndir (.doc)

Emre - Arzu sarhoşlarından, rakı sarhoşları bin defa iyidir. âhiret arzûsu sarhoşluğu da rakı sarhoşluğundan daha kötüdür. rakı sarhoşu belki birgün ayıkır da, dünyâ ve âhiret arzûsu sarhoşu ayıkamaz. Her yerde böyle açık açık konuşamıyoruz, duyanlar içerler diye. En büyük arzû, zühd-ü takvâ arzûsudur. Yâni Zühd-ü takvâya güvenme, onunla mağrur olma sarhoşluğudur. zühd-ü takvâ sarhoşluğunu Aşk'tan başka hiçbir şey yıkamaz. Geri mi dönecek zâhid? Hâyır, daha ileri gidecek, ama... arzuların hangibirini terkedeceksiniz... İlle aşk, ille aşk! O da elde değil. Allah yardım etsin. Nefsimizi düşman bilip, cepheye girdikten sonra, yürümek lâzım düşmanın üstüne. Allah yolunda ölen (ölmeden evvel ölmek) Allah! bile diyemez. Söz söylüyor mu? Fânî değil. Allah yolunda ölen kimse, "Eşhedü..." diyemez. îman tekâmül etmezse, durmadan konuşur. Ağzın niye söylüyor? İçin söylesin. Halk nasıl anlasın bu sözleri? Nasıl taşlamasın bizleri?

Allah o kadar merhâmetlidir ki, kalbinden geçirsen bile, seni boş bırakmaz.

Bu dünyâ bir rüyâdır. Rüyâda gibiyiz ama, uyanığız. Uyuyanlarla uyuyor gibi konuşuruz, uyanıklarla da uyanıkların diliyle konuşuruz.