İndir (.doc)
Devir döner, olur tebdil,
Anlatamaz onu her dil; (1)
Geri kalmaz, hep ileri..
Değişilir, olur zâil.

(Küllü hâlin) olur (zâil):
Gözönünde bu (İsmail);
(İlim) gelip oturunca,
Yaklaşamaz oldu (cehil).

Arkasında bu tatlı (Hâl):
Aklın gıda aldığı bal..
Mümkün değil tarif etmek,
Bulamamış kimse misal.

Anlatamaz asla hurûf,
Söylemiştir nice (ma'rûf)...
Tarif etsek gizleniyor,
Görünürse, ederler havf.

Tâ ezelden budur âdet:
Başlangıcı: her ibadet;
Akıl, daim korkak durur;
Misâl: Cibrîl, hem Muhammed.

(İlim) görmez o Dilber'i,
Hiç göremez: çok ileri;
Etmeyince (Aşk) tecelli,
Yürüyemez, kalır geri.

Sen söyledin (Emre); sen duy:
(Aşk)tan gayri her haller: (huy);
O âleme üryan yürü,
Nefsin giymiş, sen var da soy.

Zapteden : Neş'e Emre
9 Eylül 1951 Saat : 9.20


(1) Radyoda İngilizce dersi verildiği sırada doğmuştur.