İndir (.doc)

Emre - İnsanlar tasfiye edildikçe halimleşir, o olgunlaşır, altın gibi. Altın potaya koyunca, saf değilse, cazır cazır eder, duman çıkar. Altını, siyanür dö potasla temizlerler. Bu kimyevi bir ateştir, gümüşe varıncaya kadar, bütün mâdenleri yakar. Yakarken bir çatırtı başlar. O çatırdayan maddeler gidince, altın artık ateşte yanmaz. Bütün mâdenler yanar, altın yanıp kül olmaz. Ancak bileziklerde aşınır. Aşınınca toprağa dökülür. Yâni, aslına rücû eder. Birkaç yüzbin sene sonra, burası şehirlikten çıkar. Toprağa karışan altını bize gıda verecek nebatlar alır, yine insana verir. Altının aşındığı da, insan vücûduna gelmek içindir. Gıdâ kana geçince, altını alacak sarraflar var, onlar altını alır, muhafaza eder. Vücutta insanlar çook. Ocakları var körükleri var, çekiçleri var. Bunları işleyecek sanatkârlar var. Gıdâyı isteyen vücut değil, vücudun içindekilerdir. Hükûmetin altını azaldı mı kredisi düşer.

Her şey insana doğru. Terakki öyle bir devreye getirecek ki bizi... Röntgenler möntgenler, daha alfabe gibidir. öyle makinalar çıkacak ki, vücuda bakınca, ne mâdeni eksik belli olacak, doktorlar ilâcı ona göre verecek. Fakat bu terakkinin arkasının tadı yok. Her kemâlin bir zevâli var. İnsanlar birbirlerine fecî zararlar edecekler. Kıyâmet mıyâmet diye bir şey yok. insanlar birbirlerini mahvedecekler. Bir insan vücûdunu, Yaradan, insan ağzıyla söylese, insan ömrü kâfi gelmez söyliyeceklerine.