İndir (.doc)

Geç Yiğidim, Geç!

Nasreddin Hoca, bir gün bir kabristandan geçerken, karşısına iri bir köpek çıkıyor. Köpek, hırlayarak Hoca’ya hücum edince, Hoca, ona (Geç yiğidim, Geç!) diyor.

EMRE'NİN Tefsîri:

Nasreddin Hoca’nın kabristanı bu dünyadır. İki insan karşı karşıya gelip dursalar, bir mezar şekli çıkmaz mı? Kur’ân, hakikati anlamamış olanlar için (Ölü) tâbirini kullanıyor. Bu dünyâ, canlı ölülerin kabristanıdır. Nasreddin Hoca’nın hayat yolu bu dünyâ kabristanından geçerken, karşısına geçimsiz bir adam çıkıyor. Hoca, bu adamın ahlâkını köpek tabiatına benzetmiş. Ona uysa kendinin de ondan bir farkı kalmayacak; onun için ona: (Geç yiğidim, geç!) diyor.

Ölü insanların ahlâkları da ölüdür, ölü nasıl kokarsa, ahlâkı temizlenmemiş insanın da ahlâkı kokar. Bu kokuyu da ancak diriler alabilir. Köpeğin ürümesi, o insanın ahlâkının kokmasına işarettir. Bu fena kokuyu alınca hemen orayı bırakıp başka yerden geçmeli; mücadele etmemeli.

Nasreddin Hoca da öyle yapmıştır.