İndir (.doc)
Ey Çiftehan! sana ettik elvedâ...
Çok sıcak su vermiş, akıyor Hudâ;
Her gelenler senden umarlar derman,
Fani dünya gibi edersin eda.

Gelir, kimi, göçer, kimisi konar,
Bazı beşer beşer, bazı da onar;
Yaradan dururken, senden isterler,
Hudâ derman verir, suyundan sa

Yeraltından suyun ılıcak kaynar,
Taşın arasından akıyor pınar;
Görünmez bir hikmet sıcak hallerin,
Dört yanın karlıdır, nice buz donar.

Bin metre yükseksin bütün denizden,
Acep söz duyanğ mı (1) Çiftehan! bizden?
Gelip gidenlerden ibret aldın mı,
Seni devreyleyip seyreden gözden?..

Niceleri gelmiş, sızısı geçmiş,
Şifalar umarak suyundan içmiş;
Bak, viran dünyaya sen de misalsin,
Bu hale benziyor gelişle gidiş.

Kim girip yıkansa, bırakmazsın kan,
Çokça eğlenende azalır derman;
Dolanıp gidenler bıraktı mı iz,
Seni tepelemiş nice bin insan?..

Etrafın yüksektir, durursun çukur,
Sıcak sular senden ediyor zuhur;
Yıkayıp yıkayıp edersin temiz,
Gelip gidenlere durursun huzur.

Senin suyun iki türlü akıyor,
Hemi çelik, hemi kükürt kokuyor;
Verilen kudretten haberin var mı?
İçin seni, dışın beni yakıyor.

Sende yıkananın kalmıyor kiri,
Bazı hastalıktan oluyor berî;
Bu (İsmail Emre) seni medheder,
O gittikten sonra kalmaz eseri.




(1) Söz duyar mısın? Söz dinler misin?


1.10.949