İndir (.doc)
Hak düşürdü ateşe,
Âşıklar sende pişe;
Ateşi âşıka ver,
İçi, dışı ilişe. (1)

Aşık sana ulaşa,
Aşkı olanlar taşa...
Bu kazanda kaynıyan,
Gün gelir, çıkar başa.

Âşık olup dursalar,
Aşk sırrını sorsalar,
Mutlak seni görürler
Canı, teni koysalar.

Sebep budur, görmezler;
Görene can vermezler;
Sen aşkını vermezsen
Kullar sana ermezler.

Haramdır bize eller (2)
Dosttan kokuyor güller;
Ârife tarif eder,
Bütün söyliyen diller.

Gördüm canı bıraktım,
Ben sana senden baktım;
Varım, yoğum hep sensin,
Seninçin canı yaktım.

Ben bu canı niderim... (3)
Yine sana giderim;
Ben burada ekildim,
Senden geldi biderim (4)

Biderim geldi senden,
Görünce geçtim tenden;
Doğruca haber aldım,
Gelip geri gidenden.

Kimse duymaz adını,
Âşık bilir tadını;
O yüzü gören âşık,
Hiç anmaz muradını.

Yok olup da görmeli,
O Dostu görür velî;
Doğrusunu diyeyim:
Candır Yâr'ın bedeli.

Ölüme olan razı,
Ordan alır murazı; (5)
Ölümle arayana
Görünür bazı bazı.

Âşıka yok duvağı, (6)
Parlar yüzünün ağı...
(Emre) daim kesiyor
Kalbde biten budağı.

(1) İlişmek = tutuşmak, alevlenmek, yanmak.
(2) El = yabancı
(3) Ne ederim, ne yapacağım...
(4) Bider = tohum; arapça "bizr" den
(5) Muraz = murad
(6) Âşıklara yüzünü örtmez