İndir (.doc)

S - Şâfilerin abdesti, kadınla elleşince bozuluyormuş.

Emre - Akıldan abdest almayınca, akıl abdesti almayınca, bütün abdestler bozulur. Onlara öyle lâzım. çünkü, kadını görünce vicdanları bozuluyor, elleşince de abdestleri. Kadında ne kabahat var? Kabahat vicdanda. Vicdan kara olunca, döndüğü, baktığı her yeri kara görür.

Nefsine mahkûm olan insanın abdesti olur mu? Olurmu ki kadınlarla elleşince bozulsun? Gerçek abdest almış bir kimsenin abdesti, kadın eli sıkmakla bozulur mu? Bizim içimizde bir İsmâil, bir Cebrâil daha var, asıl ona abdest aldırmalı. Yunus Emre:

Su ne kadar arı da
çün yavuz fi'lin senin

diyor.

Cebrâil - Kanca çook, kanca çok...

Emre - (tebessüm ederek) Ben bu Cebrâili çok severim. Zerre kadar aşkı olanın kölesiyim ben...

(Cebrâil ismindeki tarikatçı geldi, erkeklerin ellerini sıktı, hanımların ellerini sıkmadı)

Emre - Bunların ellerini niye sıkmadın?

Cebrâil - Daha yeni abdest aldım, bozulur.

Emre - Evvelden bozukmuş o bozulacak abdest. Cismin kıymeti yok ki onunla alınan abdestin kıymeti olsun... Cismin sonu leş. Ruh gittikten sonra, onu ne kadar yıkasan, kokusuna mânî olabilir misin? Bir testinin içinde pislik olsa, onu sıkı sıkı kapatıp abıhayat deryasına atsak, içi temizlenir mi? Dışı temizlenir. Evet, biz dış abdesti de inkar etmeyiz. İç temiz olursa, dışının da temiz olmasını, pis olmamasını isteriz. Şurada bir lâzımlık olsa, yanında da bir kap olsa, o kaptan yemek yiyebilir miyiz? Lâzımlığı kaldırmak isteriz. Hattâ, fabrikadan yeni çokmış, tertemiz bir lâzımlığa yemek koyup yiyebilir miyiz? Lâzımlık ne kadar temiz olursa olsun insanın aklına o fena şey gelir, bir ikrâh zuhûr eder. çünkü bu âlet, o fiil için yapılmış. Senin Ali Efendi (Cebrâilin mürşîdi), hakikaten temizdi. Onunla kucaklaştık, mis gibi kokuyordu. Temizlik iyi şeydir.