Yârım! sevince seni,

Gönül! arzûyu bırak,
Ben aklımı taktım ona,

Yârım! sevince seni,
Mahzun eyledin beni;
Hasretin sebep oldu,
Arzuladım kefeni.

Kesilmiyor ümidim,
Yanmayınca görmedim;
Kalbini mi kırdım ben?
Senin methini dedim.

Beni düşürdün dile,
Kerbelâ gibi çöle;
Aşk ile geçen günler
Acep geçer mi ele?

Geçmezse ele eğer,
Elim başımı döğer;
(Emre) cennete girse
Seni görmeyi ister.

Bu hâl geldi başına
Yanar, gider hoşuna;
Cebrail’le yürüyen
Varır hilâl kaşına.

Öğmüştür Arap dili.
Sevgilim sen Dilberi,
Sana doğru gidene
Verirler Cebraili.

Âşıklar olur uşak,
Böyle buyurmuştur Hak;
“Kabe kavseyn” denilen,
(Emre), oldu iki şak.

(Emre)! dedin, ne oldu?
Bu tılsım bozuldu;
Ağzından çıkan sada
İki âleme doldu.


4.3.1946