Tutulur diyen dilimiz,

Sen gafletten uyanmadın,
Geceyi, gündüzü böyle geçirdik,

Tutulur diyen dilimiz,
Yana dökülür elimiz;
Görür görmez ikrah eder,
Bütün bizim sevgilimiz.

Yüzümüze bakar, kaçar,
Karar edilmiştir nâçâr;
Son yüzü görmek istiyen,
Bir kerre kefeni açar.

Görür görmez eder ikrah,
Dil uciyle o eyler ah;
Bu hikmeti böyle kurmuş,
Hiç çare bulunmaz, Allah.

Bu bülbül uçar kafesten,
Mahrum oluruz nefesten;
Vücud buz gibi olunca
Eser kalmaz çıkan sesten.

Bütün varlık, hep emanet…
Bilen, cana etmez minnet;
Ne çare, bu hâli görür
Yetmişikibuçuk millet.

Uyan, gel gözlerim, uyan,
Uyan ki Dost olsun ayan;
Bu ibreti sen seyreyle,
Göremezsen kalınğ (1) hayvan.

Ehline, bu, ayan imiş,
Seyreyliyen insan imiş;
Bu halden yakayı alan,
Esir olmaz sultan imiş.

(Emre), hâle sen ol meşgul,
Sen seni bil, eyleme kul;
Bütün vârı kalbinden at,
Senden sana açılsın yol.


(1) Kalırsın. 11.4.1947