Tarif edeyim hâlini Yunus’un,

O Âdem’den görünen Cânân imiş,
Seni çağırıyor Cânan,

Tarif edeyim hâlini Yunus’un,
Tamam söylenirse olur çok uzun…
Her daim mutfağa taşırdı odun…
Benim canım o hale kurban ola…

Taşır iken yâğır oldu omuzu,
Yarasına daim sarardı tuzu;
O hâl ile nefsini etti kuzu;
Öyle yapan, binde bir insan ola.

Odun eder, çiğnine bağlar idi, (1)
Getirirken Dost için ağlar idi.
Gözlerinden kanlı yaş çağlar idi;
O akan yaş, kıymetli mercan ola.

Siz dinleyin Allah için yorgunu,
Çok acıttı bir odunun uzunu;
Acıtınca yere attı odunu…
İstemez der: bu haller ilân ola. (2)

Biriktiler, bu hali bed yordular,
Derhal varıp Taptık’a duyurdular;
O âşıka gûya tuzak kurdular:
Bu Yunus’un halleri isyan ola.

Taptık dedi: getirin, ben göreyim,
Suçlarını kendine göstereyim,
İsyan nedir, ben ona öğreteyim,
Seyreyleyip, haline pişman ola.

Varıp Yunus’u yerinden aldılar,
O dâhînin huzuruna saldılar,
Tekdir etti hep seyrine daldılar,
Sabreylemek, âşıka nişan ola.

Dedi: niçin sen terk eyledin ârı?
Gelin, alın, atın bunu dışarı…
Kırk yedi yıl etmişken âhüzarı,
Hep varlığı yıkılıp viran ola;

Bütün âlem bu hâli hep duysunlar,
Âşık olan daim aşka uysunlar,
Merd olanlar canı elden koysunlar,
Yunus hâli âleme ilân ola.

Hep tuttular elinden, hem kolundan,
Kimisi sağından, kimi solundan;
Canı veren hiç geçer mi yolundan,
Candan geçmek, o derde derman ola.

Onlar çeker, baş kapıya kısıldı,
Nâdân bilmez, bu halleri nasıldı…
Çıkarırken, o, kapıya asıldı;
Hak âşıkı herdem perişan ola.

Dedi: başım burdan çıkmaz, çok şükür…
Ben bilirim, âşıklar hiç olmaz hür;
Eğer ölsem, Taptığım beni görür,
Bu hâl bana Dost için ihsan ola,

İşitince Yunusundan bu sözü,
Hallerine şahit olunca gözü,
Dedi: Yunus, bağrıma bastın közü
Böyle olan, âleme sultan ola.

Bu hal ile Yunus aldı fermanı,
Ateş alır bu sözleri duyanı…
(Emre), kurban eyle Halil’e canı,
Kâmil gönlü, âşıka vatan ola.

(Emre), şimdi Yunus ile görüşen,
O halleri bilir bu aşka düşen;
Ben söylerken yazıyor bizim Rûşen, (3)
Bir gün ona bu haller seyran ola.


(1) Çiğin = omuz, sırt.
(2) “Yunusu istemiyenler, bu hâlin ilân edilmesini, herkese duyurulmasını istediler” denmek isteniyor.
(3) Yeni Yunus Emre’nin kızlarından Bayan Rûşen Emre. 16.2.1943