Ne güzeldir bu beşer…

Eğer açılırsa gül,
Anlaşılır mı kolay…

Ne güzeldir bu beşer…
Görenler aşka düşer;
Mevlâ yaktı ateşi,
Gönülden bakan pişer.

Kendi benziyor kula,
İçinde saklı Mevlâ;
Kulağı duyanlara
Dâim diyor: Essalâ!

Kapısını göz açar,
Onu görmiyen, kaçar;
Bırakır mı bu benlik?
Çünkü etmiştir nâçâr.

Ordan çağırır Dilber,
Gizlice verir haber;
Kime değse kıvılcım,
Yanıp, olur berâber.

Kalmaz zan ile gümân;
Biter vakıtla zaman;
Yârabbî! aç gözleri,
Görüp edelim îmân.

İnanmaz, görmeyince,
Canını vermeyince;
(Emre) kurtulamadı
Defteri dürmeyince.

Kabûl-olundu dilek,
Nasîbolunca görmek;
Kalmadı sevap, günah,
Yerine gitti melek.

Bu hâl, değildir ucuz,
Söylenen sözler, rumuz;
(Emre) eridi, bitti:
Büyük deryâ oldu, buz.

Zapteden: Müncibe Görgün, Zekiye Oralkan.
Gaziantep, Saat:12.50


16.11.1960