Ne eyledi bana Yâr…

Yaktı, gönlümde durdu,
Yine bastı beni gam,

Ne eyledi bana Yâr…
Yakar, canıma kıyar;
Âşıkının gözünü
Sever, al kana boyar,

Sevdiğini çok ezer,
Her daim zelil ister;
Viran eder gönlünü,
Sonra içinde gezer.

Böyle yapar ezelî
O “Hakikat Güzeli”;
Yüreğinden hiç gitmez,
Sıkmak için, hiç, eli.

Gönül! âşıksan ona,
O, el atar canına;
Canda gözün var ise
Sen yaklaşma yanına.

Seveyim deme, çeker,
Seni yok etmek ister;
Kendine meftunların,
Sıkar, kanını içer.

Neyleyim ben, tutuldum,
Nasibim budur, buldum;
Gözünün devranına,
Razıyım, hayran oldum.

Acep geçer mi devran…
Ayrılamam ben her an;
İsmail, vâdeyledin,
Sen canını et kurban.


6.1.1946