Kaldır bu yılanı, kaldır,

Yine şen ettik yurdu,
Yürü Dilber, yürü, yolundan şaşma,

Kaldır bu yılanı, kaldır,
Bu bir hiç çıkılmaz hâldir;
Bunun aslı içimizde,
Görünüşü bir hayaldir.

Dalamadık biz bu hâle,
Durmaz taparız hayale;
Gelin, Dost iline gidek,
Bütün hayal burda kala.

Bizler seversek hayâli,
Binbir çeşide boyalı…
O Dostun yüzünden başka,
Âşıklar gözlemez malı.

Akıl bir perde tutunmuş,
Her gördüğü geliyor hoş;
Görmedin mi her göçeni,
Sevdiğini burda koymuş.

Beraber gitmiş belâsı,
Haşrolanlar, olmuş âsi;
Kimmi sırrı fâşeylemiş,
Kimi çınlatmamış tası.

Kimi seyretmiş, uyanmış,
Kimi bu aşka boyanmış;
Bu bir ateş geçididir,
Nice ayaklar dayanmış.

Burda geçmek lâzım candan,
Geçmiyenler olmaz handân;
Musa nasıl çekinirdi,
Asâ var iken Fir’avndan…

Boğdu bu ilmin deryası,
Peygamber Musa Mevlâsı…
(Emre), kendini yok eyle,
Sana da denmesin âsi…


21.4.1947