İğfal eyliyenden aldın mı haber?

Bozulmaz hiç bu usül:
Dağılmıştır şanımız,

İğfal eyliyenden aldın mı haber?
Senin ile gezer daim beraber,
Zehirli sözünü dinlenğ (1) muteber,
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Çok mahirdir, sığmaz ele, avuca,
Gaflet okutmıya olmuştur hoca,
Pençesinden kaçamaz gençle koca,
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Hükmündedir evvel ile hem âhir,
Bazı zehir verir, bazı penzehir,
Eli, ayağı yok, küte benzetir, (2)
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Zaloğlu olsan dahi gelir, yıkar,
Geri döner, yıktıklarına bakar,
Güzel görünür ya, kendisi sakar…
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Her sıfatta mahir, her renge uyar,
Uyanların bütün vârını soyar,
Merhameti yoktur, gözünü oyar,
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Günde birçok gönüle girer, çıkar,
Kulağından duyar, gözünden bakar,
Herkeslere benzer sıfatları var,
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Güvenilmez çeşit çeşit rengine,
Daim düşman, kim meyyal olur dine,
Uyanları benzetiyor kendine,
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Gafillerin, varır, yolunu keser,
Kendisi Şeytandır, görünür beşer,
Uyanın başına koparır mahşer.
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Gayet mâhir, yetmişiki dil bilir,
Mekânı yok, çeşit çeşit il bilir,
Kendisinden gayrisini el bilir,
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Uyanların gizleniyor canına,
Arzu ile emeline, zannına,
Gözünü aç, hiç yaklaşma yanına.
Pençesine düşme, kurtulamazsın.

Sen ibret al, ne eyledi Âdem’e?
Bu âdemden başka düşmandır kime?
Aman (Emre), gözünü aç, ben! deme,
Pençesine düşme, kurtulamazsın.


(1) Dinlersin.
(2) Küt = eli, ayağı olmıyan kimse. 31.12.1947