İçimdeki yanan Ateş!

Duyulur mu acep âhım?
Aşk, bir çelik leblebi, bilmem nasıl yutulur…

İçimdeki yanan Ateş!
Gözümdeki gören Güneş!
Sen dersin ki: (Yok ol, birleş!)
Senden midir, benden midir?

Bu sevdâya sen düşürdün,
Yanıyorum ben de hergün,
Eşler, dostlar baksın, görsün…
Senden midir, benden midir?

Anlamadım bu ne illet…
Devlet midir, yoksa zillet?
Âlemlere oldum ibret;
Senden midir, benden midir?

Beni bir hâl, geldi, tuttu,
Diri iken aldı, yuttu,
Aklım, fikrim hep unuttu;
Senden midir, benden midir?

Sabredemem, söyler dilim,
Nutkeyleyen ben değilim,
Anlanmadık bildim ilim,
Senden midir, benden midir?

Buna aklım eremiyor,
Gözüm dünyâ göremiyor,
Can, bedeni diremiyor;
Senden midir, benden midir?

Bu vücûdum, oldu felek,
Dilemedim böyle dilek,
Ayı, günü döndürerek;
Senden midir, benden midir?

Yok olunca buldum devlet,
Tâbi’ oldu bütün millet;
Nerden geldi böyle himmet?
Senden midir, benden midir?

Uyanınca (Emre), şaşar,
Kaf dağını dâim aşar,
Öldü ama, fakat yaşar;
Senden midir, benden midir?

Zapteden: Fikri Emre
Saat:20.30


2.6.1956