Güvendiğin vücut, dopdolu illet;

Her yana dönersem, sensin görünen,
Ben gidersem, hâliniz zindan olur,

Güvendiğin vücut, dopdolu illet;
Neden, bilmiyerek ederiz minnet?
Benim! dedirttirir bu zalim gaflet;
Uykudan uyanmak nekadar zordur?

Ağrı, acı ile yuğrulmuş beden;
Dönüp de severiz bunu, bilmeden;
Hiç ibret olmuyor gelip de giden;
Uykudan uyanmak nekadar zordur…

Kandan yuğurulmuş bu fânî cihan..
Muhabbet ediyor bu gafil insan,
Seversen, doldurur gözlerine kan..
Uykudan uyanmak nekadar zordur?

Dört yanı doludur ağrı ve acı,
Ateşe benziyor biten ağacı;
Kimseler bulmamış buna ilâcı..
Uykudan uyanmak nekadar zordur…

Yaradan, düşürür hep birbirine;
Varlığı hayaldir, nasıl görüne?..
Elini uzanan, düşer derine;(1)
Uykudan uyanmak nekadar zordur…

Yetmişiki millet benim! der, tutar;
Tutulan, düşmandır, aldatır, yutar;
Hazmedip kan eder, geriye satar;
Uykudan uyanmak nekadar zordur..

Gaddar: birbirine daim düşürür,
İçinde yaşatmaz kimseleri hür;
Geriye çekilen, ibretle görür;
Uykudan uyanmak nekadar zordur…

Uyuşturmak için yutturur afyon,
Yüzbin çeşit oynar, sevene, oyun;
(Emre) nasıl desin, tükenmez, uzun..
Uykudan uyanmak nekadar zordur..

Seveyim dersin de çekilmez nazı,
Acı acı söyler, bitmez avazı;
Tamuda çalınır zalimin sazı,
Gaflette durana işitilir hoş. (2)

Seven, birbirine her daim düşer,
Öldürüp gömmeğe toprağı eşer,
Gaddarın elinden ne çeker beşer,
Gaflette durana işitilir hoş.

Seven, birbirine oluyor düşman;
Kimlere eylemiş bu zalim, ihsan?..
Âdemle Havvâdan doğmuş her insan;
Gaflette durana işitilir hoş.

Birbirine düşen, hepisi kardaş..
Bölük bölük olur, ederler savaş..
Bu doğan (Deccal)a, Mehdî! gel, ulaş!
Gaflette durana işitilir hoş.

Hiçbir dinsiz millet, burda yaşamaz;
Mutlak helâk olur, daim koşamaz;
Ya put sevmelidir, veyahut namaz,
Gaflette durana işitilir hoş.

Her dinin bir ucu Hakka dayanır,
Din bir yoldur; giden, mutlak uyanır,
(Emre) vardı, gitti, Dostunu tanır..
Gaflette durana işitilir hoş.

Doğuş tarihi: Saat: 08.30

(1) Elini uzanan = elini uzatan. Adanada böyle kullanılır.
(2) Bu dörtlükte nakarat mısraı değişmiştir. Çünkü tam bu sırada oda dışından ayak sesleri işitilince Y.Y. Emre kendine gelmiştir. Tekrar söylemeğe devam edince, bu sefer nakarat başka doğmuştur.


24.1.1951