(Gönül Sâhibi)nin, bilinmez adı,

Ne güzel bu eğlence…
Ah beni neyledi, gaflet uykusu…

(Gönül Sâhibi)nin, bilinmez adı,
Verdiği meyvanın, hem dahi tadı;
Feryâdım, figaanım, onun içindir:
Gözlerinden çıkan, ok yaraladı.

Gök kubbeden akar, kalbimin kanı,
Birçok nakışlara, beler cihânı;
Kulağımın zarı, dayanmaz oldu:
Semâvât elinin, çınladı çanı.

İşiten insanın, renkleri solar,
Sadâsı çınlayıp, dünyâya dolar;
Nûh’un gemisine, oldu ihtiyaç:
Tûfan gibi yer, gök, her taraf dolar.

Târîf eylediğim: benziyor nûra,
Kökü gayet beyaz, dalları kara;
Âlemlere meyva, ihsân ediyor,
Ayakları yerde, başı Gaffâr’a.

Benim söylediğim: dertli bir yürek;
Herşey onda gizli, hem dahî melek;
Çarhı dönderemez, izin vermezse,
Emri ondan alır, her dâim felek.

Oradan almıştır, Mûsâ, sözünü,
Oraya gönderdi, Îsâ, özünü;
Muhammed Emîn’e, uyunca (Emre),
Aldı, durmaz basar, cana, közünü.

Elinde tutuyor, açılmış bir gül,
Ona fedâ etti, başını gönül:
Duyan ikrâh eder, (Emre) sözünden,
Mânâsını bilen, eder tenezzül.

Zapteden : Ayten Kutkan, Ekrem Özhatay
Saat:16.45


22.12.1953