Gizlenmiş sende Rahman,

Bir konak yaptırdım, gözler görmedik,
Yârab! ne hâle düştük,

Gizlenmiş sende Rahman,
Yüzü görülür: insan;
Nur, gözünden fışkırır,
Nasıl dayansın bu can…

Sen eyledin tecellî,
Yok eyledin Cibrîli;
Yanarak methediyor
Gözü görenin dili.

Etmek istiyor visâl;
Târîfe olmaz misâl;
Söyletmez ise bu aşk,
Şûlesi, ediyor lâl.

Seyredince çokları,
Unutmuş bütün ârı;
Gece gündüz ediyor,
Sana, âşıklar, zârı.

Senden kalkınca perde,
Görenler, düşer derde;
Canını gaaibetti,
Bu (Emre), bilmez nerde…

Sana tutulmak çok zor;
Bakan, bütün yanıyor;
İçen, göz kadehinden,
Susuz iken kanıyor.

Bu (Emre)ye ver, doldur,
Kapında bekler, kuldur;
Senin iki kaşların,
Mevlâya giden yoldur.

Zapteden: Müncibe Görgün, Vâsıl Erbaş.
Gaziantep, Saat:17.50


18.11.1960