Gelen, gider, bu dünyâya,

Nerelere gitti, bunca emekler?
Ateşe kesti bura,

Gelen, gider, bu dünyâya,
Mekân kurar sanki, gûyâ…
(Lâ râhata fi-d-dünyâ)dır,
Kimse gülmez doya doya.

Geri gelmez, koyup giden,
Yerde çürür nice beden;
Kabâhat mi olur kulda?
Sebebisin, sensin eden.

Anlıyanlar, etmez keder,
Emredersin, gelen gider;
Azap mıdır, lûtuf mudur?
İzin verinğ, onlar eder.

Kimisine verdin hiddet,
Bilmiyerek eder şiddet;
Yârab! gözlerimizi aç,
Görelim, alalım ibret.

Senindir bütün irâde,
Yüzlerine tuttun perde;
Kimisini lâl edersin,
Bâzıları düşer derde.

Ey Yârabbî! bizlerden al,
Aldatmasın, gelip, hayâl;
Bâzıları bülbül gibi,
Bâzıları olmuştur lâl.

Kabâhat atarsın kime?
Mahkûmdurlar sen Hâkim’e;
Sen (Emre)ye bildirirsin,
Söylersin: Kimseye deme!

Zapteden: Müncibe Görgün.
Saat:21.00


5.12.1960