Duyulur mu acep âhım?

Bu ne meydir Yârab! dolaşır gözden göze?
İçimdeki yanan Ateş!

Duyulur mu acep âhım?
Affolur mu her günâhım?
Eğer kıble (Kâbe) ise,
Dostun yüzü secdegâhım.

Ben ederim; kimlere ne?
Eğilirim döne döne;
Mevlâneler (semâ’) etsin;
Âşıkların din nesine…

Ben taparım insan iken, (1)
Güvenirim Rahmân iken; (2)
Yûnus Emre, dağ başında
Tâcı giydi, çoban iken. (3)

Nice âlim etti hayret:
(Ümmî, nasıl aldı himmet?)
Âşıkına, neler, Mâşuk,
Lûtfeder de, verir gayret.

İşlerine kendi muhtâr,
Kendi atar, kendi tutar;
Bir gönülde kir kalmazsa,
O, içine, varır, yatar.

Mülk kendinin, mal kendinin,
İlmi çoktur, (hâl) kendinin;
Arı gibi olur âşık;
Kovanı var, bal kendinin.

(Emre), etmez hiç îtiraz,
Teslîm oldu, aldı muraz;
Ateş gibi yanar dâim,
Soğuyup da hiç pas tutmaz.

Zapteden: Fikri Emre
Saat:21.25


11.6.1956