Dâvet-etti Hayrânımız,

Ne eyledi bu aşk, benim başıma…
Yüzünü görünce, azap kalmadı,

Dâvet-etti Hayrânımız,
Ona doğru revânımız;
İnsan gözüne görünmez
Aşk içinde devrânımız.

Akıl ermez-oldu bize,
Gözler görmez-oldu bize;
İki dünyâdan ayrıldık,
Lezzet vermez-oldu bize.

Fenafillâh ahbabımız,
(Ledün) söyler Kitabımız;
Dâim gözlerden içilir
Bakış ile, şarâbımız.

Gönlümüz, oldu meyhâne,
Hiç yıkılmaz bir kâşâne;
Bakışımız: (Dost Kandili);
Gelir de bekler, (Pervâne).

Yağsız, yapıyor o, ışık,
(Arş) ile (Kürs)e bulaşık;
Yüzünü çevirir, bizden,
Cîfe tadına alışık.

Eğer âşık olsa döner,
Karanlık mumları söner,
Parlıyor (Emre) yüzünden,
Candan geçip görmek, hüner.

Zapteden: Fehmi Görgün.
Mersin, Saat:9.40


25.10.1960