Bu dünyâ bir vîrânedir;

Sana olunca vurgun…
Acep bize ne yarar?

Bu dünyâ bir vîrânedir;
Harap değil de ya nedir?
Gelen sâhip, giden sâhip,
Bak ki: misâfirhânedir.

Bunlar, birgün, mutlak geçer,
Ecel şerbetini içer;
Îmâr-ediyor her gelen,
Gönül! seyret, mutlak göçer.

Akıl, düşünmez eceli,
Konuşturmaz, dünyâ dili;
Her ne kadar koşar isen,
Gezdirirsin Azrâili.

Zamânından, vermez haber,
Yürürsün, gezer berâber;
Kurtulmuş mu pençesinden
Nice zengin, çok peygamber?

Anla (Emre)! verme gönül,
Çürütür de, eder bir kül;
Âşık ol sen o Mâşûka,
Onun ile berâber gül.

Zapteden: Müncibe Görgün.
Namrun, Saat: 9.00


1.10.1960