Bu akıl kendine eğlence arar,

Beni yaralıyan: gözünün ağı,
Tavvufa olur sofular düşman,

Bu akıl kendine eğlence arar,
Bilmez: bulduğu şey kendine zarar;
Her varlığı etmiş böylece karar…
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Bu aklın umduğu acep olur mu?
Bir göz, açılmadan, cevher bulur mu?
Hiç durmadan gezer (Şam) ile (Rûm)u;
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Eğer teslim olsan eylemenğ ziyan,
Kendini terkeyle, Dosta ol revan,
Eğer ister isen Allahtan burhan,
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Acep kimler yapmış istediğini?..
Sen gözünü aç da tut yol dinini,,
Durmadan çağırır Yaradan seni,
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Seyrettiğin gözü bir gün kaparsın,
Uyanmayıp, hülya bulur, taparsın,
Arzu, emel ile (gayr)e saparsın,
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Sevdiğin varlıklar kalır burada,
Her dillerden söyler, duyarsan, Hudâ,
İsteğin kalmasın iki dünyada,
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Bir gün olur, bir hâl edecek zuhur,
Damarında daim gezen kan kurur,
Sana misâl olsun hep ehli kubûr…
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Eğer uyanırsan bir hâl verilir,
Burda evvel ölen, sonra dirilir,
Tarif edilene böyle erilir:
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Seyreyliyen, hayran tecellisine…
O yüz hiç benzemez ay ile güne,
Arzu eyliyene yönünü döne;
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Ölüp dirilende kalır mı illet?
Yokluktan varlığa: lâzımdır zillet,
(Emre)! sen fani ol, o Dostu seyret,
Kendini bırak da teslim ol gönül!

Saat: 19.20


15.12.1950