Aşkına tutuldun, yan, tutuş gönül!

Aklıma düşerse, eriyor yağlar,
Göresim gelince, ben, O Cânânı,

Aşkına tutuldun, yan, tutuş gönül!
Yârin kucağına, var, kavuş gönül!
Bütün âlemleri, sen hiçe verdin,
Bir (Sâkî)den içmiş, ey sarhoş gönül!

Dünyâyı, ukbâyı, nedir bilmedin,
İçin kan ağlıyor; neden gülmedin?
Gözlerin dikilmiş, Onun yüzüne,
Başka bir güzele, hiç eğilmedin.

Kimseye görünmez, esrârı nedir?
(Bana gelin!) diye ısrârı nedir?
(Evvel)i, (Âhir)i, baktım, (Bir Nokta);
Her varlık bir gölge; âsârı nedir?

Onlardan kendine, perde tutunmuş,
Gaafil olanlara, görünmüyor hoş;
Bâzı, yerde gezer, bâzı semâda;
Acep insan mıdır, yoksa da bir kuş?

Âşıkları eder, sevip istîlâ,
Durmadan, ettirir, yakıp esselâ;
Bâzı, her gözlerden edâ ediyor,
Ondan hâlî değil, yer ile bâlâ.

Benlikle varanı sorguya çeker,
(Berât) dedikleri: (Yokluk)muş meğer;
Cennet ile hûri, istek olursa,
Âşığa kâbustur, üstüne çöker.

Ateşe düşene, yoktur hicâbı,
Bildim, varlık imiş, onun nikaabı;
Apık sapık söyler, yine bu (Emre),
Taş atan haklıdır; bilir erbâbı.

Zapteden: Neş’e Emre
Saat:10.00

Not: Bu doğuş, Berât Gecesi münasebetiyle doğmuştur.


2.4.1956