Ah benim garip başım…

Bu dünyâya gelen, seferîdir hep,
İki gözlerine, verilmiş ışık,

Ah benim garip başım…
Ağılı oldu aşım,
Eşsiz, yola giderken,
Acep kimdir yoldaşım?

Bir gün, olacak dâvet,
Etmek lâzım icâbet;
Dizde kuvvet bitince,
Anca sendendir himmet. (1)

Ne maldan, ne evlâttan,
Ne isimden, ne addan
Eser kalmaz olacak,
Senin emrindir vatan.

Burada kalır beden,
Görünmez gelip giden;
Ulaşır mıyım bilmem,
Emrettiğin yere ben?

Tükenir alış veriş,
Eller, tutmaz olur iş;
El, ayak bilmez olur,
Nereye gider gidiş?

Bu etler çürür, ular,
Renkleri bütün solar;
Bir zaman kalır kemik,
Topraklar sarar, dolar.

Uyan da, ben’im! deme,
Gaflet gömleği giyme;
Bütün varlık Dostundur,
Sakın bir haram yeme.

Yerlere dökülür diş,
Burada kalır her iş;
Gözlerini aç da gör,
Aldatmasın bir teşviş.

Geride kalır öğen,
Acı söyleyip söğen;
Bir varlığa aldanma,
(Emre)! sen Hakka güven.

Zapteden: Neş’e Emre
Saat:20.45


(1) Anca = Ancak. 4.5.1956