Acep neyleyelim sirkeli küpe?

Gel ey badisabah! es bize biraz,
Bir hâl, etse tekâmül,

Acep neyleyelim sirkeli küpe?
Kulağını aç da takalım küpe;
Affeder mi acep Tanrı günahı,
Sığınıp sığınıp etmeden tövbe?

Muhammed demiştir: her haller yezûl; (1)
Varıp teslim ol da ibret al gönül!
Ekşilik azaptır, yetiş de tatlan,
Yeter çektiklerin, affedil de gül.

Durmayıp da davet ediyor Allah,
Gönül! yeter, yaklaş, çabuk, ol ferah;
Bu hâl ile bitmez, daima azap..
Karanlık kaybolsun, doğmuştur o Mâh.

Hiç durmadan geçer devreden ömür,
İbret ile bakan âşikâr görür;
Nefs elinde esir, serbest olur mu?
Düşman, bir kimseyi bırakır mı hür?

(Emre)! aşka yapış, aradan kurtul,
Kafesi kır da çık, çabuk, serbest ol;
Geceyi gündüz et, vakıt geçmeden,
Hiçbir gözler görmez, geniş olsa yol. (2)

(1) Yezûl = zail olur, Küllü hâlin yezûlu = Her hâl zeval bulur. Türkçesi: Bu da geçer yâhû!

(2) Bir yol ne kadar geniş olursa olsun, onu karanlıkta hiçbir göz görmez.

Tarsus: Saat: 20.45


6.1.1951